başlangıçta teknik bir içeriği yok gibi görünse de bu yazıyı yazmam gerek. kimseyi yormadan hemen aklımdakini söyleyeyim:
biliyorsunuz TV, bir alıcıdır, monitörse (CRT) bit katot tüpü, elektron tabancasından oluşur vs. vs. yani televizyona bakarken biz sadece "aldığımızı" (veya bize verilenlerden seçtiklerimizi) tüketiriz. Peki ya bu TV'ler aynı zamanda verici (ses-görüntü için) olamaz mı?
soruyu cahilce sormuyorum, ben bir elektronik (ve haberleşme) mühendisiyim, şu an yaşım 41. soruş şeklimden beni paranoyak falan da sanmayın. lütfen yanlış anlamayın, böyle olduğunu veya kötü niyetli birileri tarafından yapıldığını veya yapılmış olacağını falan kastetmiyorum. bu forumda, bu başlıkta böyle bir şeye kalkışılsa ortaya çıkabilecek teknik engellerin, sosyal ve adli sonuçlarının neler olabileceğini tartışmak istiyorum.
bilen bilir, 1948 yılında G. Orwell tarafından kaleme alınan "1984" adlı roman o dönemde sansasyon yaratmış. bu kadar gürültü kopmasının nedeni anlattığı ütopik dünyanın hiç de ütopik olmayacağından dolayı. her evde dinleme ve görüntülemenin yapıldığı, komşunun komşuyu hatta çocukların kendi ebeveynlerini devlete şikayet ettiği bir toplum...
90'lı yıllarda bütün dünya içinde bir israilde bir de nedense TCde gündeme gelen bir "kart"laşma olayı vardı. geçmişi bilen medya sayesinde başlatılmadan sona erdirildi. tüm kimlik kartı, para, yolculuk, giriş çıkış izinleri için herşey tek bir sayısal karta dönüştürülecekti ve tabii tüm bilgilerin saniyesinde gideceği tek yer pentagondu. neyse, uzatmayalım. konumuz televizyon veya monitörü, vericiler alıcılar, görüntüler, sesler.
bence hiç de zor değil, evimizin bir köşesinde (başköşe 8) ) kendince çalışıp duran cihaz aslında kolaylıkla "içerdeki casus"a dönüşebilir. şimdi işgüzar teknisyenler, bunun mevcut yapıyla olamayacağını, eklense bile antenin veya kabloların tek yönlü çalıştığından falan sözedecek. anten hattına ne gerek var, elinizden ayırmadığınız telefonlar nasıl çalışıyor sanıyorsunuz? basit bir RF vericiyle al görüntünü, sesi yolla gitsin. nasılsa 50 metrede bir GSM antenleri var çevremizde. bunlar verici de olur, alıcı da.
aria, aycell'le birleşip avea olmadan önce bu aycell özellikle kamu personelini ücretsiz konuşturuyordu kendi arasında. öyle az, bi gıdım, küçücük konturcukla falan değil, basbayağı ÜCRETSİZ. tabii polis amcalarım da cep telefonlarını kulaklarından indirmiyorlardı. birine yanaşıp (lütfen telefonu kapadıktan sonra, ama gözü hala ordayken)
-"niye böyle ücretsiz biliyor musun?" dedik.
-"niyeyse, niye. ben konuşuyorum bol bol"
-"işte bu yüzden. sen konuşmaya devam et, sen nerdesin, kimle, ne konuşuyorsun, hepsi biliniyor da ondan. sen rahat rahat konuş şimdi konuşabilirsen" :twisted:
nedir şimdi bu sizce? ütopik bir fikir mi? kaç kişi televizyon şasisinden anlıyor, kaç tamirci hibritlerin içini görmüş ve çözmüş?
"her yeni çıkan teknolojik ürüne "görmemiş" gibi atlayan bu insanları dinlesek ne olur, dinlemesek ne olur? zaten içi geçmiş insanlığın ya, ne gerek var?" mı diyorlardır yoksa böylesi bir plan gündemde midir? değilse yılanı uykusundan uyandırmış (fikir vermiş) mi oluyorum? diyelim, böylesi bir işe niyetlenildi, ne tür sorunların aşılması gerekli önce? "kurbanlar" bu durumu nasıl anlayabilir, anlayabilir mi?
bir yanıt lütfen.
Televizyonda bunun için bir mikrofon olmalıydı. Şu ana kadar mikrofonu olan bir TV görmedim. Bilmediğim bir yapıda bir mikrofon kullanıyorlarsa bilmiyorum.
Ama mikrodalga üzerinden sinyal göndermek çok kolay. Yüksek frekansta yanlış bir lehim bile yayın yapmasını sağlar. Ama yine aklıma gelmiyor değil, TV yayın yapıyor olsaydı şu ana kadar farkedilirdi diye düşünüyordum.
Alıntı yapılan: "fatihvelid"...Şu ana kadar mikrofonu olan bir TV görmedim...
Hoparlörü olan gördünmü ? :)
Evet hoparlör mikrofon gibi kullanılabiliyor. Diyafonlarda öyleydi.
Biz oldukça paranoyak bir toplumuz yada bu bize karşı uygulanan paranoyaklaştırma amaçlı psikolojik bir savaş. Başımıza ne gelse amerikadan biliyoruz. Buda amerikayı olduğundan daha güçlü kılıyor. Amaç toplum olarak kendimize olan güveni kırmak olsa gerek. :roll:
:lol: :lol: :lol:
Demekki bizim arkadaş gibi düşünenler varmış. Bizim bir arkadaşta hep bunu söylerdi, bizi televizyonlardan izliyorlar diye. Bu topiği ona kesin göstereceğim. Ama bence mümkün değil
Yinede benim mümkün değil demem mümkün olmadığını göstermez. :roll:
Bu lafta pek felsefi oldu.
Çünkü bir zamanlar atomu parçalamakta mümkün değil deniyordu.
Apartman kapı diyafonu beklemedeyken sizce ne yapıyor.? Tüm dairelerdeki sesleri psikopat olan kapıcıya veya başka birine iletiyor olabilir mi?
DAhası var
Efendim malum telekomdan telefon hatları binaya gelir ve aşağıda bir kutuya çirkince bağlanır. buralardan dairelere yayılır.
her daireden en az 2 hat için kablo gelmektedir. bu tellerden bir çifti adamın normal hattı için kullanılırken diğer çiftini de bari boşa gitmesin diye komşunun hattına paralel çekilerek başka bir daireye kötü amaçlı kişiye ulaşır.
oraya koyacağı bir kayıt cihazı ile komşuyu veya önemli saydığı kişiyi hiç kıllandırmadan dinler. filimlerden görünen paralel telefon gibi ilkel ve farkedilebilir şekilde olması gerekmez.
Daha başka bir konu ise şudur. aynı mahallede başka bir daire tututlur. telekomdaki kişi kafaya alınır. saha dolabından gelen dinlenecek konuta ait telefon hattının bir paraleli de aynı mahalledeki başka bir konuta paralel gidebilecektir. uzun vadede şüphe çekmemesi için paralel kablodan hiç bir zaman arama yapılmaması gerekir.
bunlar teknik imkanlardır. kötü niyetli kişiler kullanabilir.
Tv şemaları açık ve tamdır.Tam olarak uyar ne eksik ne fazla.
Şema okumayı kısıtlı öğretmek de komplonun bir parçası olabilirmi.
Yasal olmayan işler içerisin de iseniz zaten bir takım kontraları biliyor olmanız gerekir.
Yasal işlerinizin takibi için zaten başvurular yapmış olmalısınızki yasal olsun.
Geriye kişinin ev mahremiyeti kalır. :oops:
Peki ya kişi ülke menfaatlerine zarar verici eylemler içerisinde ise...
Bizi ilgilendiren tarafı teknik olarak olup olamayacağı ise iş mümkündür derim.
Tv sadece belirli kısımlar için olabilir ev genelinde işe yaramaz.
Zor ve kalitesiz olur.Hoparlörü öylesine söyldim.Mikrofona göre dinamikleri çok daha büyüktür.Çoğullamalı kullanırsanız bir an tv sesini verirken bir sonraki adımda düşük ses titreşimlerini elektriğe çevirebilmesi için dinamiklerinin sıfır olması gerekir.Düafonlardaki tuş gibi.
İlla derseniz bir önceki tv sesi verirken hareketlenmiş haldeki mebran bobininden , ses alırkenki sinyali demodüle etmek gerekir.Zor ama zevkli iş.
Görüntü işini unutun.Tüp , hoparlör gibi tersinir bir obje değil.
Eskiden olmayan işler zaman geçince illa olacak diye bir fizik kuralı yok !
İşin teknik kısmına gelince illaki olur bir çözüm üretilir. Ama şu an tv'lerin böyle bir işe yaradığını düşünmüyorum. Çünkü gereksiz.
Yani Amerika oturup 70 milyonluk bir ülkede saatlerce tv'ye boş boş bakan Ayşe, Fatma,Ali yi ne yapsın?
Hem bu kadar gizli iş yapan kaç kişi oturupta tv'nin karşısında yapar bu işi.
Gereksiz çünkü böyle birşeye gerek yok. Adamlar zaten dinleyeceklerini vs vs. halledebiliyorlar.
Zaten uçağını tankını topunu radarını Amerika'dan almıyormusun?
Senin uçağının bilgisayar programını sana açık kodlarını veriyormu? Hayır.
Eee o zaman. Adam senin uçağını havadayken uydudan göndereceği tek bir komutla düşüremezmi? Düşürür.
Mesela geçenlerde düşen yolcu uçağımız ne oldu? Neden rotasından şaşmış bir açıklama duyanınız oldumu?
Neden kimse yahu orada bir sürü bilim adamımız öldü bu kaza niye oldu diye bir araştırma yapılmıyor. Hadi biz balık hafızalıyız tüm gazete ve televizyonlar neden balık hafızalı oldular birden?
Mesela Aselsan'da sanırım helikopterlerin yazılımlarını yerlileştirmeye çalışan 3 mühendis neden intihar ediverdi birdenbire. Nasıl oluyorda intihar eden mühendislerden biri hem bileklerini hem boynunu kesiyor.
Sonuç olarak arkadaşlar bahsettiğiniz olay illaki istenirse yapılır. Ama bence bu zahmete girmezler. Mesela bu yazdıklarımızı çatır çatır okuyabilrler.
Üstelik tv'lerin hepsini Amerika üretmiyor. O zaman bir japon firması niye Amerika'ye kendini dinletsin oturur dünyayı kendisi izler
Alıntı yapılan: "KAZIMUGUR"Alıntı yapılan: "fatihvelid"...Şu ana kadar mikrofonu olan bir TV görmedim...
Hoparlörü olan gördünmü ? :)
Üslübünüza dikkat edin lütfen.
yıllarca tv tamirciligi yapmış birisi olarakta standart bir tv nin bunu yapması imkansız yapsadahi icinde vericiler olması gerekmektedir.
O cümle hoparlöre dikkat çekmek içindi.
Bir alt mesaj da @mihri bu yönde algılayıp cevap yazmış.
Bu forumda bilgi paylaşımı için varız ve bunu yaparken kimseden bir beklentim olmadığı gibi kimseye hakaret etmeye niyetim yok.
Buna rağmen o cümle sizi rahatsız etti ise özür dilerim.
Okurken aklıma Cem Yılmaz'ın" Zeki Müren'de bizi görecekmi?" sorusu geldi :)
Bence herşeyin altında ABD veya İsrail'i aramak bizim acizliğimizi gösterir. Tabiki bazı şeyler doğru ve amaçlarda belli ama ben televizyondan izleme yapılacağını sanmıyorum..Televizyondan izleme yapmak yerine insanların kafalarını boşaltacak cinsten yayınları doldurmak , bir an bile düşünmeye itmemek sizce daha zararlı bir eylem değilmi?
Alıntı yapılan: "microcozmoz"Okurken aklıma Cem Yılmaz'ın" Zeki Müren'de bizi görecekmi?" sorusu geldi :)
Bence herşeyin altında ABD veya İsrail'i aramak bizim acizliğimizi gösterir. Tabiki bazı şeyler doğru ve amaçlarda belli ama ben televizyondan izleme yapılacağını sanmıyorum..Televizyondan izleme yapmak yerine insanların kafalarını boşaltacak cinsten yayınları doldurmak , bir an bile düşünmeye itmemek sizce daha zararlı bir eylem değilmi?
işte bu.
televizyondan yapılan yayınlar zaten halka fazlasıyla zarar verirken biz hala öküz altında buzağı arıyoruz.
microcozmoz arkadaşım, sana sonuna kadar katılıyorum.
şu ana kadar yapılmış olduğunu veya olabileceğini söylemedim. yapılabilirliliğini tartışıyoruz. teknik olarak çok uzak değil, kravat iğnesi boyutuna indirgenmiş vericili kameralar mümkünken TV gibi devasa bir aletin herhangi bir yerine kolaylıkla konabilir bu. gerisi, farkedilmesin diye küçük yapılan aletin kodlanması ve görece zayıf sinyalin nasıl geri toplanacağına kalıyor. her sokakta alıcı istasyonu kurmak fikri biraz saçma, cep telefonu için kullanılan antenler veya doğrudan uydulardan almak mümkün. adresleme de gerekecek, sadece tehlike potansiyeli olan mekanları izleme amaçlı filtreleme yapmak için.
ankaradan geçerken "savunma bakanlığı" binasını da gördüm. çatı katı, camilerdeki gibi kurşun bloklarla kaplıydı, ya da bu benim paranoyam.
ama şuna kimsenin karşı çıkacağını sanmıyorum: herşey mümkün, yeter ki istensin. bunu prototip olarak ben yapsam eylemim tekil kalacak, ya kitlesel olarak yapılmaya kalkılırsa diye önlem (verici bulucu, parazit oluşturucu, sinyal takibi, amca-dayı bağlantılarıyla şikayet, ramboculuk vs) almak da gerekecek.
benim kendimi nimetten saydığımdan değil, öyle yasadışı bir eyleme de karışmışlığım yok ama "mahremiyetim"e el atılması fikri beni bir seri katil adayı yapabilir. türlü reklam ağlarıyla, iletişim yollarını elinde bulunduran medya ve devlet/devletvari kurumların tekellikleriyle, hatta elektriğin, suyun, doğalgazın (günlük yaşamın elzem araç-gereçleri) kaynak tarafından keyfi verilmesiyle ... yeterince kıskaç altındayız. sadece şehir yaşamı değil bizi köle gibi yaşatan, ulaşabildikleri heryere baskılarını götürüyorlar. onların istediği gibi düşünüp onların istediği gibi yaşamalıyız. yoksa yerimiz ya hapishane, ya eşek gibi çalışmamız gereken ortamlar, ya da yerin 2 metre altı oluyor. biraz aklı olan aklını kaçırıp bu ortamdan kendini soyutlayabiliyor. gücü (cesaret, para, tanıdık, hedef-bilgisi) olansa kendi "ütopya"sını bulmaya gidiyor. sırf bu ortamın gerginliğini görüp namaza-niyaza sarılanların bile olduğunu sanıyorum. belki doğru yapıyorlar, bilemem. çözüm "başka bir yer"de değil bence, çünkü yeterince "lekelenmişiz" zaten, gittiğimiz yere üzerimize yapışan "pislik"i de götüreceğiz.
yanlış anlaşılmasın, ben ne "yıkıcı" düşünceler içindeyim ne de "sırf karşı koymak olsun"cuyum. mutsuzum ve bunun kaynaklarını tek tek bulup, önce "açığa çıkarma" sonra "dönüştürme" niyetindeyim. bizler "modern dünyanın büyücüleri"yiz. sizi bilemiyorum, bana kolay gelsin.
Mucitik , bilim adamlığı hep aykırıyı , farklıyı düşünebilmektir, sorgulamaktır..
Alıntı Yapyanlış anlaşılmasın, ben ne "yıkıcı" düşünceler içindeyim ne de "sırf karşı koymak olsun"cuyum. mutsuzum ve bunun kaynaklarını tek tek bulup, önce "açığa çıkarma" sonra "dönüştürme" niyetindeyim. bizler "modern dünyanın büyücüleri"yiz. sizi bilemiyorum, bana kolay gelsin.
Açığa çıkarma adına yazılmış bir çok kitap var..Bazı kitaplar iddia ettiklerini olayların belgelerini bile kitapta veriyorlar..Hal böyle iken yani herşey su yüzüne çıkmış "açığa çıkmış" iken mutsuz olmak pek mantıklı değil.. İnanın çoğu zaman objektif bakmaya çalışıyorum ama okuduklarımdan ve gözlemlediklerimden çoğu zaman karşıma çıkan olayların iç yüzünü anlayabiliyorum..
Elimden gelen tek şey ise dürüst bir şekilde çalışmak..
arkadaşlar bir sinemada filmi izleyen insanlara 20 kareden bi tanesinde pop corn patlamış mısır karesi konmuş.insanlar matine arasında hep pop corn a saldırmışlar.evet abd de yapılan bir deney bu.o insanlar pop corna saldırmışlar ne malum bize yapılan yayınlarda şu hedef gösterilmesin şunu yap denmesin insanların düşünce ahlak ve deger yapıları degiştirilmeye çalıştırılmasın.asıl tehlike bu bence biz yabancı patentli medyalarla yatıp kalkan bir milletiz.kaç adet benliğimize uygun büyük medya var acaba......
bence önemli olan bu tür işler beni kim dinler neyler.....
ama bizim deger yapımız degişirse bizi yönetecek pop corn ları seçtirirlerse asıl sorun bu olur ........
bu da benim complo teorim..
ne dersiniz.olma olasılıgı varmı yokmu...
bildiğim kadarıyla bu subliminal* (linke bakın) yayınlara yasak konmuş, hatta filmi bile yapılmıştı, politikada kullanılıyordu. ama artık bunlara gerek yok.
http://www.binevi.com/garip-ve-ilginc-olaylar/19902-bilinc-altina-yonelik-etkileme-ve-subliminal-reklamlar.html
sıradan bir süpermarkette alışverişi artırmak için en az 10 tuzak olduğu söyleniyor. oraya gidene kadar reklam ve bilinçaltı doldurma gayretleri ayrı tabii.
emekli bir CIA subayının söylediği lafa bakın:
"nüfusunun %99'u müslüman görünen bir ülkeyi %100 hristiyan gibi yaşatabiliyoruz"
bir günlük yaşantınızı objektif olarak değerlendirebilir misiniz? düşündüğünüz ve yaptığınız herşeyi not alın, sonra çeşitli kategorilere ayırıp inceleyin. ayırdığınız zaman ve para anlamında birçok gereksiz "kazık" yediğinizi göreceksiniz. en büyüğü ise bunların toplamında ortaya çıkan emeğinizi ve değerlerinizi kendi çıkarları uğruna kullanan kötü niyetli insanların kendi içimizde de olması. küçücük bir çocuğun bile (kendi çocuğunuz) sizi kullandığı gerçek değil mi? bunu hem sizden hem çevresinden hem de medya sayesinde ediniyor. bundan 30 yıl önce de çocuklar doğar ve büyürdü ama kesinlikle bu kadar çıkarcı, çevreye zararlı, tüketim meraklısı ve saygısız değillerdi. sizce ne değişti, neden değişti? sorgulamanın zamanı geldi de geçmiyor mu? zararı hepimize değil mi?
küçük bir de filmimiz var:
http://s80.photobucket.com/albums/j165/timpati/?action=view¤t=CriancasVeem.flv
bir fikir.
tvde sadece görüntü olarak algıladığımız yayına hem görüntü hemde teletext sığdırabiliyorlar.
birşekilde içerideki sesi algılayıp tüpten ekrana içerideki sese göre kare kare bir şekilde modüleli bilgi göndersek. dışarıdan bunun demodülasyonunu yaparak sesi ayrıştıramazmıyız?
gerçi bir şekilde bizim tv mizin tüpüne ekranına mesela pencereden erişim sağlamaları gerekiyor.
ama bu bi yöntem olabilir :)
tv çok katakulli bir alet dinleme icratını üstlenecek teknik bir tertibatı varmıdır bilemem açıp her modelin şemasını incelemdim incelemem de benim işim o değil ama eğer tv son çıkan tv lerden ise mesel o üzerinde 32 bit işlemcisi olan tvlerdne se neden olmasın derim çünki içinde nasıl bir kodun olduğunu çözme imkanımız yok...aslında bu yeni nesil tv ler ile bunun yapılması söz konusu olabilir neden derseniz artık teknoloji çok ilerledi bir iğne değili boyutuna sahip kameralar var bunu yanında bu kadar pahalı tv üreten o kamerayı ve bir tane de micrafon yerleştiremezmi içine bir de gsm verici koysa ne güzel olur değilmi....
birde şöyle düşününüz eğer yeni nesil bir tv eski para ile 1milyar 1.5milyar ise ve bunu her önüne gelen vatandaşımızın alacak gücü de olmayacağı için devlet büyüklerimizin evinde yazlığında 1 tane olsa ve dediğim mantık ile bir dizayn yapılmış olsa dediğim işlevi yapamazlarmı...bunu kim anlayacak ? adam belkide dinleme işlevini yapan ve sesi modüle edip aktaracak devreyi büyük kapasiteli bir kondastörün içine yerleştirmiş olsa bunu kim fark edecek bence olurmu olur diye düşünüyorum....
bence artık savaşlar topla tüfekle değil teknoloji ile yapılıyor bunun yan ürünü de medya her evde dandik te olsa bir tv var ve bu tv ile bütün aile kültürünü bozacak geleneklerimize aykırı düşecek yayınlar yayınlansa belki yetişkinleri etikilemez ama ufak çocukları etkileyebilir o yaşta bilinç altına yerleşecek en ufak kötü davranış vs. ileride onu başka yollara sürükleyebilir...
kısacası bu iş çanakkale savaşına benziyor savaşı kazanmışız1 hafta sonra bir anlaşma ile savaş gemileri boğazlardan geçmiş...aynı bunun gibi evlerimize kadar girmişler...
Aslında gerçekte bu işin yapılıp yapılmadığının bir önemi yok. Fakat birilerinin en kötüyü düşünmesi ya da olması en zor olanı düşünmesi lazım.
Şüphe bilimin gelişmesinde bilimadamının içindeki hamurdur. Paranoya ile gerçek arasında gidip gelmeli. Bu şekilde olmalıki kendin için en iyisi , en ulaşılması - çözülmesi zor olanı yapmak ya da başkasının bu gibi çalışmalarını çözmek için en uçuğunu bile düşünüp bu konuda kafa yormalı.
Günümüzde bu sadece teknolojide yapılmıyor. Psikoloji , siyaset , para piyasaları hemen hemen her yerde belki adına komplo teorileri diyebileceğimiz fikirler , çalışmalar yapılıyor. Enstitüler kurulmuş bu düşünceler , fikirler için.
timpatiye teşekkür ediyorum özellikle kendi alanımızda bu tip şeylere ihtiyaç var. Fikirler dizildikçe birçoğumuzun aklındaki birçok soru işaretleri belki kapanacak. Belki bu tip beyin jimnastikleriyle birçoğumuzun aklında ampuller patlayıp belki yepyeni fikirler , çalışmalar ortaya çıkacaktır.
Bununda bize dolayısıyla ülkemize yararı olur kanımca..
Bu tip fikirlerin (sektörümüz ekseninden şaşmadan tabi) çoğalması dileğiyle..
iyi fikirler.. :)
Not: bu tartışma bence bitmesin , tabi siyasi, etik boyutu ayrı teknoloji açısından tartışalım..
Alıntı Yaptüm gazete ve televizyonlar neden balık hafızalı oldular birden?
media nın %80 i yahudilerin elinde neden balık hafızalı olmasın ki
TV'ler zaten kendi başına bir verici aslında. Bu özellik yıllar öncesinden beri kullanılıyor. ( Sanırım 40-50 yıl kadar öncesinde ) Tabiki ses dinlemek için değil.
Avrupa'da TV ve radyo için aylık üçretler ödenir.
Kimin ödeyip ödemediğini ise TV'nin ve radyonun içindeki Tunner'in yaydığı frekansı tespit edebilen mobil araçlar var.
Herifler mahale mahale gezip bu frekansları tarıyorlar.
Bir evden bu frekansları algıladıklarında ise listeye bakıp ödeme yapıp yapmadıklarını kontrol ediyorlar. Yapmadıysalar tabiki hemen ceza kesiyorlar.
Fakat TV'den hatta radyodan ses bile dinlemek hiç ek bir işlem yapmadan mümkün. ( Eski model TV veya radyolarda PLL olmadığından daha basit )
Yine TV'nin veya radyonun içersindeki VCO doğal olarak bir sinyal yayıyor.
Etraftaki ses burada kullanılan osilatör bobini titreştirir. Buda sesi bu frekansa modüle etmesini sağlar.
Bu tespit araçları bu kadar zayıf bir sinyali yakalayabiliyorlarsa bu şekilde dinleme yapmalarıda mümkün.
Bir keresinde bir arkadaşım bir telsiz tamir ediyordu. Cihazın üzerinde mikrofon yok! Deneme için telsizi gönderme durumunda bırakmıştı.
Ben ise başka bir telsizden etrafındaki tüm konuşmaları gayet net bir şekilde duyabiliyordum ( mesafe yaklaşık 15Km ) yukarıda bahsini ettiğim olaydan dolayı...
Çok değişik casusluk şekilleri vardır.
Örneğin daha internet olmadığı, 286 işlemcili bilgisayar dönemlerinde verici kamera vs. kullanmadan bilgisayarınızın monitöründe ne varsa sadece elektrik hattından takip edilebiliyordu.
Monitör parlaklığına göre farklı akımlar çeker. Yani her yazdığınız harf farklı bir yük bindirir şebekeye. Tabiki çok çok düşük olarak.
Bu özellikten faydalınarak özel bir cihaz ve yazılım geliştirerek yazılanlar takip edilebiliniyordu...
Bir örnek daha vereyim :
Bir çok devletin ana telefon santralleri amerikadan gelir.
Bu santrallerin işlemcisinde gizli bir yazılım vardır.
Savaş gibi durumlarda amerika basit bir şekilde bu devletin tüm telefon şebekesini devre dışı bırakabiliyor...
Buna benzer bir olayda GPS içinde geçerlidir. Gerçi herkez tarafından bilinen bir olay. Savaş durumunda amerikan askeriyesi GPS uydularını devre dışı bırakma ve sadece kendisi için kullanma hakkı var.
Yani TV'nin kendisini kullanarak dinleme yapmak biraz basit kalıyor.
Çok daha fazla sayamadığım casusluk çeşitleri vardır...
Bir komplo teoriside benden. :o
Dün bu topiğe yazdığım yazıdan sonra Amerikadan benim imzamdaki siteye girip incelemişleri. 8)
Yaniiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii.
Yazdıklarımızı Amerika izliyor arkadaşlar.
İşte buda kanıtı; Sitemin istatistik raporu
(http://img390.imageshack.us/img390/2034/wsbc2.jpg) (http://imageshack.us)
(http://img390.imageshack.us/img390/2034/wsbc2.9d0705e987.jpg) (http://g.imageshack.us/g.php?h=390&i=wsbc2.jpg)
proxy kullanmıştır. fazla takma kafana.
şu hale bak yahu paranoyak olduk...
Alıntı yapılan: "RoMeO123"Alıntı Yaptüm gazete ve televizyonlar neden balık hafızalı oldular birden?
media nın %80 i yahudilerin elinde neden balık hafızalı olmasın ki
Eğer medya yahudilerin elinde olmasaydı balık hafızalı olmayacak mıydı? Usta çırağı, patron işçiyi, devlet halkı, büyük ülke küçük ülkeyi sömürmeyecek , ve geçmişte yaptıklarının unutulmasını istemeyecek miydi? İyi ki İsrail var. Yoksa başımıza gelen kötü şeylerin suçlusunu nasıl bulurduk.
olabilir bizi izleyip bilgilerimizi çalıyo olabilirler ben bu sebepten değil de buyuk bir vakit kaybı olduğundan dolayı televizyonu evden çıkartmıştım.
şimdi internet vee kitap okumaya ve evdekilerle muhabbet etmeye çooook buyuk bir zaman dilimi kalıyor. tavsiye ederim milli maç geceleri hariç çoook memnun kalacaksınız (bide kurtlar vadisi zamanında) :)
Bence bu konuyu olduğu yönünde değilde olabilirliği yönünde yada nasıl yapılabilir yönünde tartışmamız gerekir.
komplo teorisini bu sitede siyasi yönden yapmak yanlıştır.
şunu demiyorum elektronkçi "siyasi düşünemez". bence ülkemizdeki her bireyin siyaset bilmesi , bir yönü fikri düşüncesi olması şarttır.
fakat bulunduğumuz bu ortamda bunun bir gereği , kendimizi bu yönde ifade etme çabası gereksizdir.
bu gibi forum ve paylaşım sitelerinde ülkemize kazanımlar , insanımıza kazanımlar paydasında bir araya gelindiğini unutmamamız gerekmektedir.
Siyaset üstü yapımızı korumamız gerekmektedir.
avatarlarımızda , imzalarımızda çok heyacanla siyasi , dini birşeyler anlatmak , ifade etmek bence istenilmese de bu yukarıda söylediğim paydayı yıpratıcı etkileri bulunmaktadır. İnsanlarımızın birbirine bakış açısı en azından picproje de bu ülkenin vatandaşlığı şeklinde olmalıdır.
herhangi siyasi mesajlar , ifadeler az ya da çok da olsa bir şekilde insanlarımızın arasını , ilişkilerini yıpratır.
Lütfen ülkemizin son zamanlarda içine düştüğü bu kriz ortamında , insanlarımızın birbirlerinine bakışlarının değiştirilmeye çalışıldığı bu ortamda PICPROJE ailesi olarak geçmişten beri sürdürmeye çalıştığımız siyaset üstü , dinler üstü , ırklar üstü bakışımızı koruyalım.
başlıktan bağımsız biraz genel bi temenni oldu.. :)
Bu konuya dönersek teknolojik komplo teorilerini paranoya düzeyinde değilde mantıklı açıklamalar , fikirler düzeyinde incelersek başarı yakalamış oluruz.
Siyaseti, onu bunu boşverin de, bu işin (haberalma) anayasası;
legal/illegal, sınıriçi/sınırötesi çekişmelerin (siyasi, ticari, askeri, akademik vs) ne varsa hepsinde, elde ne imkan varsa (tv, radyo,vidyo, odyo, telli, telsiz, net, ışık, karanlık, ağaç, çiçek, böcük...) hepsi güç yettiğince ve gerekli olduğu kadar kullanılır.
bildiğim kadarıyla cep telefonlarına bir yazılım yüklenerek kapalı olsa bile uzaktan aranarak telefonun bulunduğu yer dinlenebiliyor.Bir de başıma gelen bir olayı anlatayım : cep radyomu (FM) verici yapabilirmiyim diye uğraşırken FM-IF katında 2 bağlantı değiştirerek radyoyu FM vericiye döndürmüştüm ve istasyon ayarı yapılan knob ile verici frekansını değiştirebiliyordum tabi hoparlörde microfon görevi yerine getiriyordu 100 metreye kadar sinyali başka bir alıcıyla rahat dinleyebiliyordum...